World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2012/nov2012/saf2-n03.shtml

Grevin önderleri Marikana katliamı araştırma komisyonu önünde ifade verdikten sonra tutuklandılar

Chris Marsden
3 Kasım 2012
İngilizce’den çeviri (26 Ekim 2012)

[23 Ekim] Salı günü Marikana katliamını inceleyen Farlam Komisyonu’na ifade veren dört madenci, cinayet suçlamasıyla polis tarafından tutuklandı.

16 Ağustos’ta Marikana’da öldürülen 36 madenciden 26’sının ailesini temsil eden avukatlar, tutuklanan madencilerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Hepsi grevin önderi olan dört kişi, Lonmin madeninde grev yapan işçilerin katledilmesi ile ilgili olarak Rustenberg’de süren resmi soruşturmada ifade verdikten sonra, 14 kişiyi taşıyan bir minibüsle evlerine dönüyorlardı.

Güney Afrika Sosyal-Ekonomik Haklar Enstitüsü (SERI), tutuklananların derhal serbest bırakılmasını istedi. Enstitü’nün avukatı Teboho Mosikili’ye göre, bu dört kişi (Zamikhaya Ndude, Sithembele Sohadi, Loyiso Mtsheketshe ve Anele Kola) "görünüşe göre, komisyonun oturumlarına katılmış olan polis memurları tarafından ya da onların bilgilendirmesiyle" tespit edildikten sonra tutuklandı. "Onların başlarına çuval geçirildi ve ses çıkarmaları durumunda vurulacakları söylendi."

Mosikili, yaptığı açıklamada, "İlk bakışta, tutuklananların hedef seçildiği anlaşılıyor; çünkü onlar komisyonda bize yardımcı oluyorlardı" dedi.

Tutuklananların 29 Ekim’e kadar serbest bırakılmaması durumunda oturumlardan çekilme tehdidinde bulunan avukat, şunları ekledi: "SERI, artık komisyona ya da onun katılımcılarına, polis aleyhinde bilgiler sağlayabilecek ve ifade verebilecek tanıkların kimlikleriyle ilgili bilgileri vicdanı rahat bir biçimde veremez."

Mosikili, avukat Dali Mpofu önderliğinde oluşturulan ve tutuklanmış ya da zarar görmüş 275 madenci ile akrabalarını temsil eden bir ekibin içinde yer alıyor. Mpofu, [23 Ekim] Salı günü, komisyona, en önemli iki tanıklardan ikisinin tutuklanmış olduğunu söyledi.

TV Edwars LLP hukuk bürosunun ortaklarından olan İngiliz avukat James Nichol, Mail & Guardian’a, İngiltere ve Galler Hukuk Cemiyeti’ne uygun hukuksal prosedürün izlenmesini sağlamak üzere gözlemciler yollamasını isteyen bir mektup gönderilmiş olduğunu anlattı.

Bu mektup, "birçok durumda polisin Marikana’da oturanlara karşı ağır şekilde aşırı güç kullandığı... Son birkaç gün içinde, teneke gecekondularda yaşayan, çoğu okuryazar olmayan yoksul madencilerin, önemli tanıkların Güney Afrika Polis Örgütü SAPS tarafından sindirildiği" tutuklamalardan söz ediyor.

Salı günü dört kişinin tutuklanması, bu yıldırma kampanyasının doruk noktasıydı. Bu operasyona, "bir zırhlı araç, minibüsler ve plakasız başka araçlar içinde gelen tahminen 30-40 polis" katılmış.

Nicls şunları yazıyor: "Gruba, tabancalı ve tüfekli polisler tarafından araçtan çıkması emri verildi. Onlar toz toprak içinde yüzleri yere dönük olarak yatırıldılar, postallarla boyunlarına basılarak yerde hareketsiz tutuldular. Polis, kendilerine bakmaları durumunda vurmakla tehdit ettikleri madencilere hakaret etti ve onları dövdü. Grubun üyelerinden birine ‘nasıl olsa kafanı patlatacağım’ uyarısı yapıldı."

Dört grev öncüsü, polis tarafından "aradığımız kişiler bunlar" diyerek tanımlandı.

Polis kavgacı ve pişmanlık duymayan bir tepki gösterdi. Kuzeybatı bölgesi polis sözcüsü Tuğgeneral Thulani Ngubane, bu dört kişinin, 16 Ağustos katliamından bu yana Marikana’da bir dizi maden işçisinin "gizemli şekilde öldürülmesi" nedeniyle tutuklandığını iddia etti. Sözcü, onların sıradan bir araç kontrolü sırasında tutuklandığını söyledi ve "bu suçlular devlet’in sahipliği altında" dedi.

Farlam soruşturmasının sözde sağlamlığına ilişkin her türlü kaygıyı bir yana bırakan Ngubane, ayrıca şunları belirtti: "Avukatlar suçlunun suçlu olduğunu anlayacaklar; onlar bu suçlulara ulaşabilecekler. Ülkenin yasaları buna olanak sağlıyor, komisyon buna izin veriyor. Komisyon’un celp çıkarma gücü var ve polis bu tanıkların onun önüne çıkmasını sağlayacaktır."



Telif Hakkı 1998-2009, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır