World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2014/feb2014/ukra-f05.shtml

AB ve Washington Ukrayna üzerindeki baskıyı arttırıyor

Peter Schwarz
5 Şubat 2014
İngilizce’den çeviri (4 Şubat 2014)

Avrupa Birliği ile ABD, Ukrayna üzerindeki baskıyı büyük ölçüde arttırmak için geçen hafta sonu düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı’ndan yararlandı. Onlar, Uluslararası Para Fonu tarafından hazırlanmış sert ekonomik reformları uygulamayı taahhüt eden bir teknokratlar hükümeti kurmaya, anayasayı değiştirmeye, devlet başkanının gücünü kısıtlamaya ve muhalefeti iktidara getirmeye çalışıyorlar.

ABD ve AB, amaçlarına ulaşmak için, AB’nin dış politika şefi Catherine Ashton’ın belirttiği gibi, Ukrayna’ya önemli bir kısa vadeli mali yardım planlıyorlar. Ashton, bu planları, “Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in AB ile bir ekonomik anlaşmaya sırt çevirmesinden ve Rusya ile 15 milyar dolarılık bir yardım anlaşması imzalamasından bu yana, Batı’nın Kiev uğruna jeopolitik mücadeleyi yeniden başlatma yönünde yaptığı en önemli hamlesi”nden bahseden Wall Street Journal’a açıkladı.

Diğer medya organlarının tersine, Wall Street’in bu sözcüsü, özgürlük ve demokrasi hakkındaki örtmece ifadelerden uzak durdu ve Batılı güçlerin Ukrayna’daki gerçek amaçlarını açıkça itiraf etti: “jeopolitik etki uğruna bir mücadele” ve “Moskova’nın Ukrayna’yı ekonomik ve siyasi olarak denetim altında tutma becerisini azaltma” çabası.

Münih’te, Ukrayna üzerine yaşanan çatışmada yeralan bütün önemli aktörler toplanmıştı: ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Savunma Bakanı Chuck Hagel; Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, Alman Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ve çok sayıda başka Alman ve Avrupalı bakan ile önde gelen AB temsilcileri. Konferans’a, Ukrayna’dan, muhalefetin önderleri Vitali Kliçenko ve Arseniy Yatsenyuk ile muhalefeti destekleyen ve gelecekteki yönetimin başı olması önerilen oligark Petro Poroşenko katıldı.

Kliçenko, medya ve katılımcılar tarafından, güvenlik konferansının yıldızı olarak selamlandı. O, Ukrayna Dışişleri Bakanı Kozhara ile ABD eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski’nin katıldığı bir panel tartışmasında konuştu, Kerry ve Steinmeyer ile yapılan toplantılar da dahil, çok sayıda arka plan brifinge katıldı.

Onlar Kliçko’yu, açıkça, Ukrayna hükümeti üzerindeki baskıyı arttırmaya teşvik ettiler. Kliçko, Pazar günü Kiev’e döndü ve 10.000 kişilik bir gösterici grubuna, düzen sağlama birlikleri oluşturmaları çağrısı yaptı. O, “Her alanda, her semtte, her evde düzen sağlayıcılar oluşturun” dedi.

Kliçko’nun partisi UDAR, Alman Konrad Adenauer Vakfı tarafından destekleniyor ve finanse ediliyor. UDAR, aşırı sağcı Anavatan ve neo-faşist Svoboda (Özgürlük) partileri ile birlikte hükümet karşıtı gösteriler örgütlüyor. Onlar, geçtiğimiz yılın Kasım ayında, Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in AB ile imzalanacak olan ortaklık anlaşmasından Rusya ile bir borç anlaşması yararına vazgeçme kararının ardından sokaklara çıkmışlardı.

Onlar bunu, ABD’nin, Almanya’nın ve birçok başka Avrupalı hükümetin açık desteğiyle yapıyorlar. Svoboda’nın faşist ve Musevi karşıtı düşünceleri savunduğu; II. Dünya Savaşı’nda Naziler ile işbirliği yapmış ve eli onbinlerce komünistin ve Musevi’nin kanına bulaşmış olan Stepan Bandera’yı yere göğe koymadığı gerçeği, bu güçlerin hiçbirini ona destek vermekten alıkoymadı.

Muhalefet, iddialarının tersine, Ukrayna halkının çoğunluğunu temsil etmiyor. Muhalefet, ülkenin batısında desteğe sahip ama çok sayıda Rus’un yaşadığı ve Ukrayna’nın ağır sanayi merkezi olan doğuda, halkın ezici çoğunluğu ona karşı. AB’nin telep ettiği ve muhalefet tarafından desteklenen ekonomik reformlar, Ukrayna halkının büyük çoğunluğu üzerinde, Troyka’nın kemer sıkma programlarının Yunanistan’daki etkisine benzer bir yıkıcı etkide bulunacak.

Protestolar, bu koşullar altında radikalleşti. Svoboda’nın destekleyicileri ve diğer faşist örgütler devlet dairelerini işgal ettiler ve çoğu durumda göstericilere vahşice tepki veren kolluk kuvvetleriyle çatışmalara girdiler. Batılı güçler, Ukrayna’yı kendi etkileri altına alma ve Rusya’yı zayıflatma çabası içinde, ülkeyi bir iç savaşın eşiğine sürüklemiş durumdalar.

Onlar şimdi, dizginlerini boşalttıkları güçleri kontrol altına almakta sorunlarla karşılaşıyorlar. Ülkenin doğusunda, Avrupa yanlısı güçlere karşı şiddet kullanmaya hazır bir “Ukraynalılar Cephesi” oluşturuldu. Almanya’da yayımlanan Süddeutsche Zeitung gazetesine göre, “İki ay önce bir halk ayaklanmasının gelişmesi olarak görünen şey, giderek bir gerilla savaşı haline geliyor.”

Bu, AB’yi ve ABD’yi, ateşe benzin dökmekten alıkoymuş değil. Onlar, 46 milyonluk nüfusuyla Ukrayna’yı, doğalgazın, petrolün ve hammaddelerin taşınma güzergahı ve büyük ekonomik ve stratejik öneme sahip büyük bir coğrafi alan olarak değerlendiriyorlar. Die Zeit gazetesinin kıdemli yazı işleri müdürü Theo Sommer’in geçtiğimiz sonbaharda yazmış olduğu gibi, mücadele, “AB’nin doğu sınırları ve Rusya’nın etki alanının sınırları nerede çizilmeli?” sorusu üzerinde odaklanan “yeni bir büyük jeo-politik oyun” ile ilgili.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, Münih’te, keskin bir şekilde ABD’nin ve AB’nin müdahalesinden şikayet etti. O, ABD ile AB’yi, demokrasi ile hiçbir ilişkisi olmayan “şiddet içeren gösterileri kışkırtmak”la suçladı. Ama Lavrov, özellikle, Cuma günü Rusya’nın Soçi kentinde başlayacak olan Kış Olimpiyat Oyunları’ndan dolayı büyük bir çatışmaya girmeye isteksiz.

Lavrov, Batılı mali piyasalara sıkı sıkıya bağlı oligarkların çıkarlarını ifade eden otoriter bir yönetimin temsilcisi olarak, aynı Ukrayna hükümeti gibi, kitlelere hitap etme ve onlara bir perspektif sunma becerisine yapısal olarak sahip değildir.

Münih’te, Lavrov’un önünde, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü’nün (AGİÖ) Ukrayna’da arabuluculuk yapmasını öngören bir öneri tartışıldı. Rusya, halen İsviçre’nin başkanlık yaptığı AGİÖ’nün üyelerinden biri. Böylesi bir arabuluculuk, bütünüyle Steinmeyer ile Kerry’nin planlarına uygun şekilde sonuçlanacaktır.



Telif Hakkı 1998-2009, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır